26 Eylül 2022 Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinde Çalışan Hileleri Eğitimimiz | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
26 Eylül tarihinde Fikriye Aslan’ın anlatımıyla gerçekleşecek çevrim içi “Çalışan Hileleri ” eğitimimizde yerinizi almak için https://lnkd.in/gVN2AZN adresini ziyaret edip kayıt oluşturabilirsiniz.
Fikriye Aslan ekonomidunyadergisi.com’a Adli Muhabese ve Hile Denetimi ile ilgili Açıklamalarda Bulundu. | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
Dünya gelirlerinin yüzde 5’i hile yoluyla kaybediliyor. Pusula Danışmanlık Kurucusu Mali Müşavir ve Hile Denetimi Uzmanı Fikriye Aslan, işlerinin bir denetim mekanizması olduğunu, adli muhasebenin denetim, finans, muhasebe, üretim ve psikolojinin bir araya geldiği bir uzmanlık alanı olduğunu söyledi. Dünyada özellikle Batı’da yaygın olarak kullanılan “Adli Muhasebe” faaliyetlerinin Türkiye’de de giderek kapsamının genişlediğini vurgulayan Fikriye Aslan, “Buna yurtdışında FRAUD Denetimi deniyor. Suiistimal yolsuzluk denetimi anlamına geliyor. Her işletmede ve kurumda suiistimaller olabilir ve en fazla suiistimal rakamlarda yapılıyor. Özel sektörde rakamlardaki suiistimali bulabilmek için mali müşavir olmak lazım. Biz belgesiyle evrakıyla ortaya koyuyoruz” dedi. Suiistimali bulup belgeledikten sonra gerisini işyeri sahipleri ve adli makamlara bıraktıklarını dile getiren Fikriye Aslan, “Suiistimali bulduk… Nasıl yapıyor bulduk… Tekniği ne bulduk… Belgesi ne ortaya koyduk… Sahte imza mı attı, bulduk… Adli Tıp’tan mevcut raporu alıyoruz. ‘Bu kişi ve kişiler şu zamandan beri şu teknik ve metot ve yolla işvereni suiistimal ediyor’ diyerek belgeliyoruz. Biz adalete ve emniyet güçlerine yardımcı oluyoruz” diye konuştu. Dünyada en fazla suiistimalin yapıldığı ülkenin ABD olduğunu, “Adli Muhasebe”cilik üzerine ilk kez dünyada 1996 yılında ABD’de Uluslararası Suiistimal ve Hile Uzmanları Derneği (ACFE) kurulduğunu hatırlatan Fikriye Aslan, söz konusu derneğin her iki yılda bir suiistimaller ve “Adli Muhasebe”cilikle ilgili raporlar yayımladığını hatırlattı. Fikriye Aslan, “ACFE istatistiklerine göre hile yoluyla ekonomide kaybedilen kazançların büyüklüğü, hangi ülkelerde ne tür vakalar oluşuyor, bu vakaların kadın – erkek ve yaşı, hangi insanlar tarafından suiistimaller daha fazla yapılıyor, bunlar sürekli raporlanıyor. ACFE istatistiklerine bakıldığında genel olarak eğitim düzeyi değişmiyor… Küçük şirketlerde daha fazla suiistimal oluyor… Hilenin büyüklüğüne baktığımızda üç tarz hile yöntemi var… Mali tablo hileleri… Kağıt kalemle birçok hile ve suiistimal yapılabiliyor” açıklamasını yaptı. İşletmelerde hile belirtilerine dikkat! Büyük oranlı mali krizlerin çıkması, piyasada güvenirliğinin yitirilmesi, işletmelerde hile yapıldığının en bariz ölçülerinden olarak değerlendiriliyor. Yapılan araştırmalarda insanoğlunun fıtratı gereği bir işletme veya kurumda çalışanların yüzde 15’inin hiç hile yapmadığı, yüzde 10’unun her durumda hile yapabildiği ve yüzde 75’inin de fırsatını bulunca hileye yöneldiği tespit edilerek kayıtlara geçirilmiş. Yine araştırmalarda işletmelerde hilecilerin çok konuşkan olduğu ve sempatikliklerinin yanında kendilerine çok değer biçtikleri, hastalık derecesinde yalan söyledikleri, asla vicdan azabı çekmedikleri, başkalarının duygusuyla rahatlıkla oynayabildikleri, manipülasyonda aşırı hünerli oldukları, kurnaz, egoist, çok risk alan, kurallara uymama özelliği taşıdıkları, işe en önce gelip, en geç gittikleri, gece yarılarına kadar çalıştıkları ve hiç izin yapmadıkları, hilecilerin yüzde 70’inin erkek, yüzde 30’unun kadın olduğu, eğitim düzeyi arttıkça hilecilerin verdiği zararların daha büyüdüğü ortaya çıkarılmış durumda. Hile vakaları en çok finans sektöründe görülüyor. Finans ve bankacılık sektöründe hile vakalarının diğer sektörlere göre daha fazla gözlendiğini ancak yapanlar olsa bile yakalanmadıklarını belirten Fikriye Aslan, “Suiistimali kimler yapıyor, cinsiyete bakıyorsunuz… Yüzde 70’lerde erkekler, yüzde 30’larda kadınlar yapıyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe hilenin verdiği zarar boyutu büyüyor. Mavi yakanın yapacağı zirve ile beyaz yakalının verdiği zarar aynı olmuyor, beyaz yakalılar daha fazla işletmeye zarar veriyor” diye konuştu.   “Adli Muhasebe”ciler olarak suiistimali bulabilmek için daha çok maaşlara ve iş avanslarına bakarak işe başladıklarını, çünkü genel istatistiklere göre bir işletmede her 100 kişinin yüzde 10’unun net olarak suiistimal yaptığını, yüzde 15’inin kesinlikle suiistimale giriştiğini, ancak çalışanların yüzde 75’inin imkan ve fırsat bulursa suiistimale bulaştığını hatırlatan Fikriye Aslan, “İşimiz suiistimal ve hile dedektifliği. Adli muhasebeye ihtiyaç duyan firmalar bize geliyor. İşimiz Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak kayıp kaçakları bulmak değil, işimiz işletmelerin çalınan varlıklarını çalınmaması yolunda tedbir koymak, önlem almak… Çalınıyorsa da nasıl çalınıyor bulup raporlamak ve bu yolları kapatmak. Biz firmanın varlıkları işletme sahibinde kalsın, başkasının cebine gitmesin diye çalışıyoruz” dedi. Dünya gelirlerinin yüzde 5’i hile yoluyla kaybediliyor Hile yoluyla suiistimalden uzak kalan şirketlerin ve bu şirketlere büyük oranda sahip olan ülkelerin ekonomide başarılı olduğunu, şirketlerin ayakta kalabilmesi ve istikrarı için düzgün çalışması gerektiğini dile getiren Fikriye Aslan, “Ortaklar, tepe yöneticileri ve diğerleri birbirini aldatıyorsa o firma, şirket ayakta kalabilir mi? Dünya genelinde yapılan istatistiklere göre, dünya gelirlerinin yüzde 5’i hile yoluyla kaybediliyor. Bu da Türkiye’nin GSYH’nin 7 katı büyüklüğünde” dedi. Türkiye’de firmaların yüzde 70’inin aile şirketi olduğunu ve asıl sorunun buralarda çıktığının altını çizen Fikriye Aslan, “Şirketlerde her şey kurulur, iç denetim en sona bırakılır. Bizde böyle şeyler olmaz, denir. Varlığını kabul etmezseniz, olmayacağını düşünürseniz, görmezden gelirseniz, bu görmezden geldiğiniz alanı herkes kullanabilir. Şirketlerde iç denetim sistemi kurmak ve devam ettirmek en büyük tedbirdir. En güzel tedbir iç denetim sistemi kurmaktır. En güzel tedbir çaldırmadan önce önlem almak. Ayrıca suiistimal ortaya çıkınca müeyyide, ceza olmalı ki diğerleri için bir ders olsun” diye konuştu. “Adli Muhasebe ve Hile Denetimi” Uzmanı Fikriye Aslan, iç denetimin özellikle suiistimalin açık alanlarını kapatma ve tedbir kayna yönünde işletmelere, firma ve şirketlere fikir verdiklerini, daha da ileri giderek kendilerine has tekniklerle suiistimali belgeleyip ortaya koyup işyeri sahiplerine ilettiklerini kaydetti.
Çalışanlarınıza Güvenin Ama Kontrolü Elden Bırakmayın! | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
KOBİ’LER İÇİN BÜYÜK ALARM: MESLEKİ DOLANDIRICILIK “SALGINDAN SONRA ŞİRKETLERİ VURAN EN BÜYÜK RİSK KURUM İÇİ YOLSUZLUKLAR”   HİLE DENETİM UZMANLARI UYARIYOR: ÇALIŞANLARINIZA GÜVENİN AMA KONTROLÜ ELDEN BIRAKMAYIN! Koronavirüs salgınıyla birlikte başta Kobi’ler olmak üzere şirketlerin mali yapısını sarsacak ve iflasa kadar götürebilecek bir sorun türedi. Kanser hücresi gibi şirketlerin bünyelerini saran riskin adı “Mesleki Dolandırıcılık”tı. Şirketlerin açıklarına hakim olan bazı çalışan ve yöneticiler o boşluktan girerek rant sağlayabiliyor. Tehlike, Suistimal İnceleme Uzmanları Derneği (ACFE) tarafından hazırlanan Mesleki Dolandırıcılık 2022 raporunda da yer aldı. Rapora göre; şirket içi hileler şirket gelirlerinin yüzde 5’ine mal oluyor. Hedefte ise genellikle Aile Şirketleri ve kurumsallıktan uzak olan Kobi’ler var.   ŞİRKETLERİN İMDADINA HİLE DENETİMİ UZMANI FİKRİYE ASLAN YETİŞTİ 34 yıllık Mali Müşavirlik tecrübesini Adli Muhasebe ve Hile Denetimi uzmanlığıyla birleştiren Fikriye Aslan, Türkiye’de mesleki dolandırıcılık örneklerini deşifre etti ve şirketlerde yaratılan açıkları kapatarak büyük zararların önüne geçti. Aslan’ın tespit ettiği Kurum içi yolsuzluk örnekleri şirketlerin karşı karşıya olduğu tehlikeyi de gözler önüne seriyor. Birçok şirkete profesyonel destek sunan Adli Muhasebe ve Hile Denetimi Uzmanı Aslan hazırlamış olduğu raporlarda o çarpıcı mesleki dolandırıcılık süreçlerine yer veriyor. Aslan’ın tespitlerine göre; işe alım ve işten çıkartma süreçlerinde şefler ve üretim sorumluları yönetimden habersiz kurduğu sistemle işten çıkarmaları bildirmeyerek personel maaşını kendi üzerine alabiliyor. Fazla mesai ve haksız izinlerle de şirketin mali yapısı üzerinde oyunlar kurulabiliyor. Çift isimle tek kişi çalıştırılması da yapılan hilelerden biri. Şirketlerin demirbaşları üzerinden de büyük vurgun yapılıyor. Örneğin; malzemelerin eskidiğini ileri süren yöneticiler yerine yenilerini alırken, ikinci ele çıkan ürünleri satarak haksız kazanç elde edebiliyor. Dolandırıcılık örnekleri bunlarla sınırlı değil. Planlama ve satın almada, fason üretimde, şirket kasasında birçok yöntemle şirketin parası çalınabiliyor.   PEKİ ŞİRKETLER DOLANDIRICILIK TUZAĞINA KARŞI NE YAPMALI? Adli Muhasebe ve Hile Denetimi Uzmanı Fikriye Aslan, şirketler daha tuzakla tanışmadan kendi açıklarını ortaya çıkaracak, kurum içi yolsuzlukları önleyecek önlemlerin alınmasını öneriyor. Bunun için de hile denetimi konusunda rehberlik alınmasının önemini vurguluyor. Aslan profesyonel destekle birçok şirketin kendisini koruyabileceğini ve karlılığını artırabileceğini belirtiyor.   ÇALIŞANINIZA GÜVENİN ANCAK KONTROL EDİN! Yeni teknolojilere dayalı üretim için nitelikli insan gücünün önemi gidere artıyor. Bununla birlikte, yeni ve yıkıcı teknolojilerin hızla gündelik hayatımıza girmesiyle de nitelikli insan gücü tanımının aynı paralelde sürekli olarak güncellenmesi gerekiyor. Hile Denetimi Uzmanı Fikriye Aslan da bu konunun altını çizerek, dolandırıcılık araştırmalarında şirket ile çalışan ilişkisinde kurulacak hassas dengeye dikkat çekiyor. “Çalışanlarınıza güvenin ancak kontrolü elden bırakmayın” diyor. Aslan kontrol mekanizmasının uzman eller tarafından tesis edilmesiyle kurum içi yolsuzlukların azaltılacağına vurgu yapıyor.   FİKRİYE ASLAN KİMDİR? Fikriye Aslan, iş hayatına 1988 yılında, Mali Müşavir olarak başladı. 34 yıllık tecrübesinin 15 yılını tekstil sektöründe kazanan Aslan, özellikle adli muhasebe ve hile denetimi üzerine uzmanlaşarak, Pusula Danışmanlığı kurdu. Fikriye Aslan bu alanda çalışan Türkiye’deki ilk ve tek kadın girişimcisidir. Marmara Üniversitesi’nde Muhasebe, Anadolu Üniversitesi’nde Muhasebe Finasman Bölümleri’ni iyi derece ile bitiren Aslan, Marmara Üniversitesi’nde Muhasebe Denetimi Yüksek Lisans Programı’nı tamamladı. İSMMO Akademi’den Bağımsız Adli Muhasebe Uzmanlığı Sertifikası’nı aldı. Aslan, bilgi ve tecrübelerini, çeşitli kurumlarda Muhasebe ve Denetim üzerine verdiği derslerle öğrencileriyle paylaşmakta ayrıca hukuk eğitimine devam etmektedir.   UZMANLIK ALANLARI Adli Muhasebe, Hile Denetimi ve Suistimal İnceleme Uzmanı Finansal tablo ve bilanço analizi uzmanı Mali Müşavirlik, Boşanma davalarında mal paylaşımı konusunda bilirkişilik İthalat, ihracat, iş kanunu, yatırım teşvik mevzuatı uzmanı Ticari davalarda bilirkişilik, uzman şahitlik ve dava destek danışmanlığı Konkordato Komiseri, Bilirkişi, Kayyum Kaynak: haberdebursatv.com
Mali Müşavir / Hile Denetimi Uzmanı Fikriye Aslan ST Endüstri Radyo’ya konuk oldu. | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
Pusula Danışmanlık Kurucusu Mali Müşavir / Hile Denetimi Uzmanı Fikriye Aslan ST Endüstri Radyo'ya konuk oldu.
Analiz Gazetesi - İşimiz Suistimal ve Hile Dedektifliği | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
Adli Muhasebe ve Hile Denetimi Uzmanı Fikriye Aslan, şirketlerin çalınan ve suiistimal edilen varlıklarının bulunmasıyla ilgili çalıştıklarını belirterek, "İşimiz, 'varlığınız çalınıyorsa nasıl çalınıyor', bunu raporlamak ve bu yolları kapatmak. Biz şirket varlıklarının başkasının cebine gitmemesini sağlıyoruz" dedi.
Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Yalçın Bayer | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
Hurriyet gazetesi köye yazarı Yalçın Bayer'in kaleminden hile denetimi haberimiz.
Ekotürk TV'de Ali Çağatay'ın Konuğu Olduk. | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
Pusula Danışmanlık Kurucusu Fikriye Aslan Ekotürk TV akşam haberlerinde Ali Çağatay'ın canlı yayın konuğu oldu.
İSMMMO Güngören 11 Aralık 2021 Cumartesi Kahvaltılı Eğitimi | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
11 Aralık 2021 Cumartesi tarihinde Mali Müşavir meslektaşlarımıza sunumumuz gerçekleştirilmiştir. 
Hile Denetimi Uzmanı & Mali Müşavir Fikriye Aslan: Şirket içi hilelerde son durum | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu Reel Piyasalar programının bu bölümünde Hile Denetimi Uzmanı & Mali Müşavir Fikriye Aslan konuğumuz oldu.
Pandemide suistimaller ve son çek düzenlemesi neleri yol açtı? | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu Reel Piyasalar programının bu bölümünde konuk olduk. Hile Denetimi Uzmanı & Mali Müşavir / Fikriye Aslan
Sayın patronlar, salgında şirketlerinizi kaybetmeyin! | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
Belki şu anda içinde yaşadığımız Covid-19 pandemi sürecinin iş dünyasında çok önemli sorun ve sonuçlara neden olduğunu fark etmiyoruz. Hangi problemlerin ortaya çıktığını da fazla görmüyoruz. Ne var ki, bu dönemde şirket içi suiistimal ve yolsuzluk olaylarının çok artacağı düşünülüyor. “Kurtlar puslu havayı sever” misali pandemi, birçok şirketi kriz yönetimi konusunda hazırlıksız yakaladı. Şirketlerin ekonomik kriz dönemlerinde kriz politikaları olsa dahi, salgın hastalık ve sonrası için bir yönetim ve denetim planı bulunmuyor. Pandeminin uzun süreceği açıklamaları gündeme geldiğinden firmalar, yeni yeni stratejiler geliştirmeye yöneldiler. Çoğu şirket, salgından çalışanlarını korumak için evden çalışmaya veya ofiste çalışma gibi alternatif yollara yöneldiler. Üst düzey yöneticiler veya şirket ortakları ise yaşları ve kronik rahatsızlıkları nedeniyle şirketteki görevlerinin başında her zamankinden daha az süreyle bulunmak durumunda kaldılar. Patron ve yöneticilerin şirketteki yokluğundan istifade etmek için bekleyen fırsatçılar ise suiistimal ve farklı yöntemlerle bu olanağı değerlendirme yöntemlerini hızla denemeye koymuş olabilirler. Bu cümleleri, kendisini “Hile Dedektifi” olarak tanıtan Fikriye Aslan söylüyor. Uzun yıllardır Pusula Danışmanlık ve Adli Muhasebe şirketiyle muhasebe denetimi, finans, sayısal yöntemler, hukuk, davranış bilimleri araştırma ve sorgulama alanlarındaki birikimlerine dayanarak sorularıma cevap veren Aslan’la “pandemi sürecinde iş dünyasında neler oluyor?”u konuştuk geçenlerde. Çok ilginç şeyler anlattı. Aslan’ın söylediklerinden hareketle bir derleme yaparak sizlerle paylaşmak istedim. Öncelikle suiistimal yapmak isteyen kişiler için, bu durum bulunmaz nimet sayılır, çünkü dikkatler dağılmış, kimin ne yaptığı belli değildir. Herkesin öncelikleri önce canını kurtarma ve sağlıklı kalmak üzerine değişmiştir. Hilenin üç sacayağı mevcut; bunlar Baskı – Fırsat-Haklı gösterme’dir. Her birinin gerçekleşmesi için yeterli zemin şu dönemde mevcut. Baskı; kişinin ‘zorunlu’ bir ihtiyacından doğabileceği gibi, ‘daha güzel yaşama’ isteğinden de kaynaklanabilir. Bir sağlık harcaması veya okul ödemesi, kredi borcu, kumar borcu, lüks tüketim isteği, daha güzel ve büyük bir ev, daha güzel eşyalar, lüks elbiseler veya mücevher isteği, çocuklarının daha güzel yaşaması için çaba veya ikinci bir eş (sevgili) bu baskıya sebep olabilir. Fırsat; özellikle bu dönemde, denetim boşlukları beklediği fırsatı önüne getirmiş olabilir. Haklı gösterme; önceleri suiistimali yapan kişi “borç almıştım geri verecektim” diyerek kendi vicdanın rahatlatmaya çalışır, bu durumda olan tespit ettiğimiz olaylar oldu. Şirketten farkettirmeden aldığı parayı sonraki aylarda kısım kısım geri ödediği görülmüştür. İkinci seferde daha büyük miktarda hesabına geçirip ödememiştir. Bir süre sonra “Zaten ben bunu hakediyorum, yıllarca üç kuruşa çalıştım, patron hiç zam yapmadı, üzerime ait olmayan bir sürü işi yapıyorum fakat karşılığını alamıyorum, gece gündüz mesai yapıyorum, mesai ücretim yok, yıllardır her türlü işlerini yapıyorum yine de terfi edemiyorum” gibi vicdanını rahatlatarak suiistimali arttırarak devam etmektedirler. FIRSAT BULDUĞUNDA YAPANLAR ÇOK FAZLA Peki, Aslan’ın saydığı bu hileleri kimler yapar? Bu sorunun cevabını şöyle veriyor:”Uluslararası Suiistimal İnceleme Uzmanları Derneği ACFE’nin ve diğer üyesi olduğumuz derneklerin yapmış olduğu denetimlerin istatistikleri sonucunda hile yapanların oranlarıyla ilgili ilginç sonuçlar var.” O istatistikler şöyle sıralanıyor: Her yüz kişiden Her durumda hile yapar….…yüzde 10 Hiçbir durumda hile yapmaz… yüzde 15 Fırsatını bulunca hile yapar….yüzde 75 Aslan’ın en fazla dikkatini çeken oran yüzde 75’lik kesim.“Bu oran çok yüksek” derken ekliyor: “Öyleleri, “fırsatını yakalarsa hile yapacağına göre” bu fırsatı onlara vermemek en doğru yöntemdir. Aynı anda yüzde 10’luk bir kitle daha koyarsak yüzde 85 gibi çok büyük bir kitle ile şirketler suiistimal konusunda karşı karşıya kalabilirler. SUÇ ORTAKLARI OLUYOR Aslan’a göre şirket suiistimallerine karışan kişiler, genelde bu işleri tek başlarına yapmazlar. En az üç kişiyle bunu uzun yıllar devam ettirebilirler.Bu suiistimalin yapıldığını ve tespit edilmediğini gören diğer şirket çalışanları ise, kendi adına başka bir suiistimal yaratır veya var olan suiistimalin içinde yer alır. Böylece suiistimal pastası büyür, rakamlar büyür. Sonuçta şirket en fazla birkaç yıl içinde iflas durumuna gelebilir. EN ÇOK UYGULANAN YÖNTEMLER Bu dönemde yapılması olasıklı suiistimalleri de anlatan Aslan, bazı örnekler de verdi: –Satınalma bölümlerindeki çalışanlar, yeterli fiyat araştırması yapılıp yapılmadığı kontrolünden sıyrılarak, anlaşma yaptığı ve kendisine fayda sağlayacak firmalardan alım yapmış olabilirler. Bu alımların ödeme vadeleri konusunda esneklik sağlanmış olabilir. Onaylı tedarikçi listeleri bulunsa dahi o firmaların çalışmadığı gerekçesi ile farklı firmalardan alımlar yapılmış olabilir. Finansman bölümü çalışanları ile işbirliği yaparak ödemeleri konusunda çıkarlarına göre hareket etmiş olabilirler. - Pazarlama ve satış bölümü çalışanları, müşterilere farklı fiyatlardan ve miktarlardan satış yapmış olabilirler. Belli bir ödeme ve tahsilat politikası olan prosedürlerde farklı tahsilat uygulamış olabilirler. - Depo ve sevkiyat bölümündeki çalışanlarla işbirliği yaparak ikinci kalite adı altında birinci kalite ürünleri satmış ve faturalandırmış, aradaki farkı kendileri tahsil etmiş olabilirler. Depo ve sevkiyat çalışanları gelen ürünlerin kalitesini ve onaylanmış miktarını kontrolden özellikle kaçırıp “uygunluk vererek” depoya farklı isimler altında koymuş ve çıkartmış olabilirler. Olduğundan farklı ürün satılmış ve olduğundan “farklı ürün” alınmış olabilir. - Bordrolama ve insan kaynakları bölümleri çalışanları, yeterli bilgi ve donanıma sahip olmayan kişileri ve tanıdıklarını bu dönemde işe almış ve gereğinden fazla maaş vermiş olabilirler. “Sanal çalışan” yaratıp, maaşlarını kendi hesaplarına veya anlaşmış oldukları sanal kişilerin hesaplarına aktarıp böylece paylaşımda bulunmuş olabilirler. Olmayan mesaiyi varmış gibi tahakkuk ettirmiş veya mesaiyi farklı saat ve günlerde arttırımını yapmış olabilirler. Çalışanlara Maaşlarından kesinti gibi gösterip, banka hesaplarına eksik yatırmış aslında kesinti rakamını kendi hesaplarına aktarmış olabilirler. - Muhasebe ve finansman çalışanları banka kayıtlarında olan gerçek ödeme ve tahsilatları farklı firmalardan gelmiş veya farklı firmalara yapılmış gibi kayıt yapmış olabilirler. - Şirketin üst düzey çalışanları ve CEO’ları, yönetici ortakları, şirketteki görev yerini sağlamlaştırmak ve performansını çok daha başarılı göstermek adına şirketi olduğundan daha iyi göstermek adına olmayan satışları var gibi fatura düzenleyerek ciroyu arttırmış ve diğer çalışanlara baskı yaparak bu durumu gizlemiş olabilirler. - Ciro üzerinden ‘yılsonu primi’ almak adına özellikle satış faturası düzenlemiş, bir sonraki adımda primini aldıktan sonra karşı taraftan bu faturanın iadesini almış olabilirler. Özellikle burada izlenen yol; ürün hareketi yapmadan “danışmanlık-proje danışmanlığı – koleksiyon hazırlama – ekspertiz danışmanlığı” gibi isimler altında fatura düzenleterek mal hareketlerini göz önünden kaçırma yolunu izlemektedirler. Düzenlenen bu tür faturaların bedelinin uzun zaman tahsilât yapılamaması durağan hale gelmesi ve yine de icra takibi gibi yasal yollara başvurulmamış olması bizim dikkatimizi çeker noktalardır. - Böyle durumlarda şirket CEO’sunun “sanal fatura” düzenlemesi ayrıca şirketi vergi yüküyle karşılaştırmaktadır. Gelir kaydedilmesi sonucu gereksiz KDV ve Kurumlar Vergisi ödenmesine sebebiyet vermektedir. Ayrıca Vergi Usul Kanunu açısından şirketi vergi kanunlarına muhalefet ve sahte fatura suçuyla karşı karşıya bırakmaktadır. - Üst düzey çalışanların performansını daha iyi göstermek adına ‘satılamaz’ durumda olan ürünleri halen satılabilir ürün fiyatından aktif de göstermesi, amortisman ve yıpranma payı ayırmasına engel olması, tazminat ve yükümlülükleri bilançoda göstermemesi, dava ve icra safhasında bulunan ticari alacakları halen tahsil edilebilir gibi aktif de göstermesi en sık karşılaşılan suiistimal türleridir. - Özellikle pandemi döneminde şirket çalışanlarının evden çalışması döneminde çalışanın görevlerini başka birine yaptırması, gerçekte olmayacak kadar mükemmel performans göstermesi, yeterli bilgi ve beceriye sahip olmayan çalışanın bu işini başkasına yaptırarak sanki kendi yapmış gibi raporlaması sonucunda farklı görevlere getirilmesi, diğer çalışanlara haksızlık yapılması gibi sonuçlara sebep olmaktadır. – Evden çalışma veya dönüşümlü çalışma birçok işverenin maliyet azaltılması yönünde karar almasında etken olmuştur. Çalışanlarına tahsis edilmiş yüzlerce metrekare yerin kirası, yemek ve çay – kahve giderleri, servis taşıma maliyeti, ısıtma ve soğutma masrafları gibi masrafların asgari seviyeye inmesi işverenleri bu yöntemi seçmeye alternatif olmuştur. Bu durumun getirisi olduğu kadar,  dezavantajları da bulunmaktadır. Şirketin bir çok noktası yeterli kontrol ve denetim dışında kalmaktadır. - Siber Güvenlik açısından; şirket çalışanları evden veya farklı noktalardan şirketin bilgisayarlarına bağlanıp çalışmaktadır. Bu durum siber güvenlik açısından çok farklı tehditlere açık kapı bırakmaktadır. Şirket bilgilerinin kopyalanması, çalınması, şirket sırlarının ortaya çıkartılması gibi hiç istenmeyen olaylarla karşı karşıya kalmamak için şirketlerin ekstra güvenlik duvarlarına ihtiyaçları vardır. SUİSTİMALCİNİN BEDEN DİLİ Peki, Aslan’ın verdiği örneklerdeki kişileri anlamak için neler yapmalı? Şirket içinde çalışanların bir arada bulunduğu ortamlarda suiistimalcinin bir takım beden hareketleri suiistimal belirtisi olabilir Her zamanki yaşama alışkanlıkları değişmiştir, farklı giyinip farklı bir lüks yaşama yönelmiştir. Pahalı bir kulübe üye olmuş, spor salonlarına ve gece kulüplerine gitmeye başlamış ise farklı bir yaşam tarzı suiistimalciyi ele verebilir. Stres nedeniyle aşırı sinir hali veya aşırı neşeli halleri olabilir. Konuşurken titreme, terleme ve sığ nefes alma, göz temasından kaçınma, gerginlik hallerinin sürekli olması, alınganlık, kavgacı halleri gibi beden dilindeki faklılıklar suiistimalin belirtisi olabilir. Alkol ve madde kullanımı olabilir. Bu durumlar evden çalışma döneminde fark edilmeyebilir. TEDBİRLER NE OLABİLİR? Şimdi de gelelim tedbirlere. Şirket patronları ve yöneticilerine kötü haber şu: “Maalesef suiistimali tamamıyla engellemek mümkün değil.”Teselli için iyi haberse, “Suiistimali azaltmak ve beklenilen fırsatı vermemek en iyi metottur.” Çalınan nakit ya da kıymetli varlıkları geri getirmek nerdeyse imkânsızdır. Suiistimal yapanın tespiti ve cezalandırılacağı konusunda mesaj vermek, şirket içinde denetim mekanizması kurmak, çalışanlarının görev yerlerini rotasyona tabi tutmak alınabilecek tedbirlerdendir. Onaylı tedarikçi listelerini önceden hazırlayıp satın alma bölümlerinin bu listenin dışına çıkmamasını sağlamak, Müşteri tahsilat ve satış politikası prosedürlerini önceden belirlemek,bir sürü farklı işi hep aynı kişiye yaptırmamak, (muhasebeyi aynı kişi finansmanı aynı kişi personel takibi aynı kişinin yapması gibi) Belirli yıllarda her iki yılda gibi çalışanların görev yerlerini ve görev tanımlarını değiştirmek, farklı bir müdür ve sorumluya bağlı olarak çalıştırmak gibi tedbirler alınabilir. HİLE NASIL ORTAYA ÇIKIYOR? Yine suiistimalin en çok ortaya çıkışı “İHBAR” ile yüzde 50 oranında oluyor. Diğer denetim 0 veya tesadüfen yüzde 20 olarak ortaya çıkıyor. Bu ihbarların maalesef bir çoğu da önceleri bu suiistimalin içinde yer alıp daha sonra dışlanan veya yeteri kadar pay verilmeyen kişilerde yapıyor. Aslan’ın ihbarlar konusundaki son sözleri,“Para her kapıyı açar fakat kilitleyemez oluyor.” Evet, sayın patronlar, bu yazımı sizlere armağan ediyorum.   Kaynak: haberanaliz.net
İş yerinde Yolsuzluk ve Suistimal Nasıl Tespit Edilir? | Adli Muhasebe Uzmanı Ne Yapar? | Pusula Adli Muhasebe Uzmanlığı
İş yerinde Yolsuzluk ve Suistimal Nasıl Tespit Edilir? | Adli Muhasebe Uzmanı Ne Yapar?    
E-Posta bültenimize kayıt olmak ister misiniz?

E-Bültenimize kayıt olun, duyurulardan ve makalelerden önce siz haberdar olun.

Copyright © 2021. Pusula Danışmanlık ve Adli Muhasebe Uzmanlığı
Alaturka Dijital